Kendimizi Sağaltma ve Mutlandırma

3 Boyutlu organizma olarak 4. boyut zamanda her gün devinmekte, aralıksız inşa olup yıkılmaktayız! Akıl bilinç ve bilinçdışı gezintiler yaparak dönüşken yapısını korumakta; yani öğrenip unutmakta, çevikleşip kötürümleşebilmekte. Yapılanma da bu yıkım ile inşa arasındaki oranla ölçülmekte ve dolayısıyla hayatın manası şekillenmekte.
Gel gör ki kısa yollardan rahata ermeye, bedel ödemeden sahip olmaya, kendini bilmeden ermeğe, bilgiyi bilgeliğe yeğlemeye, kafalarımıza aralıksızca pohpohlanan balon hayatlardan da medet umar olduk hızlanan hayatta.
Rujun dudağı değiştirmediğini, arabanın adama itibar katmadığını, metanın ruhu okşamadığını, mitlerin özgürlük sunmadığını bile bile, saydığımız bu kolaylaştırıcılarla şekillenen plastik yaşamlara aldanan bir insanlığa dönüştük.
Halbuki, sağlıklı duygusallık, akıl ile beden arasındaki sağlıklı ilişkiyle mümkündür. Ve ancak o zaman insanın tinselliği aktive olur; “öğrenme, uygulama, üretme ve paylaşım” döngüsüyle de hayatı kutlama ve manalandırma olanaklı hale gelir.
Bu yüzden, hızlanan hayatta aklı yormak yerine heyecanlandırarak, gönlü telef etmek yerine okşayarak, bedeni unutmak yerine coşturarak ihtiyaçaları karşılamalı, birbirimize de kendimizi sağaltma ve mutlandırmayı hep hatırlatmalıyız.
buna felek derler felek
ne aman bilir ne dilek
akibet ömrümüzü helak
etmeden bir dem sürelim
KARACAOĞLAN
ZİYA AZAZİ
Tüm blog yazıları için tıklayınız→


